| Çatalağaç'ta İnançlar |
|
Hazırlayan: Sinan GÜVENDİ EVLİYALAR GÜVENDİ OCAĞI (GÜVENÇ ABDAL IN MAKAM MEZARI) Güvendi (güvende) yaylasındadır. Düzenli ziyaretgahtır, fakat yeni nesil gün geçtikçe ziyaretten uzaklaşmaktadır.     DAVUT EVLİYASI Derindere de hocalı (yada Hoca Ali) başındadır. Yağmur duaları kurban kesilerek burada yapılırdı. Mansur yaylasında kurban tepesi denen yerdedir. Eskiden kurbanlar burada kesilirmiş en son ulu köy ile yapılan çatışma (yayla davası) öncesi köyün büyükleri burada "HÜ" çekmişlerdi. ALAN  EVLİYASI PİR- İ VELED Tepealan yaylasında, obaların arkasındaki tepededir, teberik buradan alınır.     Yonuz tepesindedir. Özellikle çocukları konuşmayan yada kekeme konuşan aileler gidip ocağın yanında uyuyarak çocuğunun iyileşmesi için dua eder. ÜÇGÜL’LÜ (NİŞANLI EV YANI) Buraya ermiş bir kişinin (evliyanın) kanının damladığı söylenir. Bir söylenceye göre Alan evliyasının kanı damlamıştır. Yanından geçerken dua okunur. DELMECE DEKİ OCAK Fırışlık (Pir-i Şıh) başındadır. Yanında  meşe ağacı vardır. Ağaca bez bağlanıp dilekte bulunulur. TENETAŞ TAKİ OCAK Başında meşe ağacı var. Ağaca bez bağlanıp dilek tutulur. NOT: Ocak, evliya ya da ermiş insan mezarı anlamındadır.  TEBERİK   Yağmur yağmadığı zamanlarda abdest alınıp bir evliyanın üzerine gidilir (Daha çok tepealan da ki Pir-i Veled) . Biraz dua ettikten sonra bir parça toprak alınır bir beze bağlanıp dere kenarında temiz bir suya ıslatılır. Sonra yağmur yağması beklenir. Bu şekilde yağmur yağacağına inanılır. Yağmur yağdıktan sonra teberik ıslatan kişi 3 gün oruç tutar. Eğer yağmur çok yağarsa teberik sudan erken alınır.  YAĞMUR DUASI Yağmur duası yaz aylarında havaların sıcak geçmesiyle birlikte , sıcağın tarıma zarar vermesi sonucu yağmur yağması için evliyalara yapılan dua dır. Bu dua şöyle yapılır. Önce yağmur duasına karar verilir, sonra köylüler aralarında para toplayarak bir kurbanlık alır ve ocağın yanına (çoğunlukla Şıh Davut) gidilir. Ocağın yanına gelen herkesin abdestli olması zorunludur. Ocak yanında ateş yakılır , kurbancı kurbanı keser . Sonra 7 baş yasin okunur ve yağmur duası okunur. Kesilen kurban orada pişirilerek yenilir. Bu şekilde yağmur yağacağına inanılır. Sorduğumuz yaşlılara göre ise her duadan sonra yağmur yağar.  YILBAŞI TUTMA Mart başında evden bir kişi gidip komşuda yatar. Sabah kalkıp erkenden eve gelir ve sağ ayağıyla eve ilk giren kişi olur. Yada komşu veya akrabalardan birisi ile anlaşılır , sabah erkenden eve gelmesi söylenir. Tanımadık veya uğursuz olduğuna inanılan bir kişi gelirse yıl boyu işlerin kötü gideceğine inanılır.  HIDIRELLEZ (HIZIR İLYAS) Mayıs yedisi , hıdırellez günü ; iğne tutmak, değirmene gitmek, çift sürmek, sepet tutmak , tırmık tutmak , yayık yaymak, yaş ağaç dalı eğmek, gibi işlerin yapılması durumunda uğursuzluk olacağına bunun sonucunda o ailenin başına kötü işler geleceğine inanılır. Birer adet çeşitli tohumlardan alınır ve dikilir. Dikerken aile bireylerinin adı anılır. Elimin eğrisini büğrüsünü diktim denilir ve dua edilir. GAVURUN KÜRKÜ Köy takvimine göre her yıl 7 abrul (25 mart) sabahı gavur insanı çiğnemesin diye yapılan bir eylemdir. O sabah şafak söker sökmez kalkılır, bir ağaca veya eve ipten bir salıncak yapılır, ve sallanmaya başlanır. Sallanırken şu sözler söylenir. Gavur gavur gavura Sonra ihlas suresi okunur ve işlem bitirilir. Bu şekilde gavurun çiğnemesinden kurtulunacağına inanılır. DEĞİRMEN ASMA Bilinen bir gerçek var ki önceleri çatalağaç köyünde özellikle sonbaharda çok şiddetli rüzgarlar olurdu (bunun nedeninin mısır ekilen alanların çokluğu veya ormanın azlığı olduğunu düşünüyoruz) ve köyde çok kar yağardı. İşte değirmen asma bu şiddetli rüzgarlar için yapılan bir eylemdir. Rüzgar çok estiğinde , bildiğimiz el değirmeninin üst taşı ortasına ip geçirilerek yüksek bir yare asılır. Bazen taş yerine ibrik veya benzeri eşyalarda asıldığı olurdu. Asma işleminden sonra dua edilirdi. Bu şekilde rüzgarın duracağına veya daha az hasar vereceğine inanılırdı.  GÜN TUTMA Gün genellikle salı günü tutulur ama bazıları hem salı hem cumayı tutarlar. Bu günlerde uğursuzluk olur diye kimseye bir şey verilmez.  KÜL ELEME Köye salgın bir hastalık geldiğinde yapılan bir işlem dir. Sabah erkenden kalkılır, kevgire biraz kül konur, evin etrafında saatin ters yönünde külü eleyerek dolaşılır. Dolaşırken ihlas suresi okunur ve dua edilir. Birde ev halkı kalkınca evin ortasında toplanır, ve aynı işlem ev halkının çevresinde dolaşılarak ta yapılır. Bu şekilde hastalığın gideceğine inanılır.  GİLİK PİŞİRME Gilik; eskiden (yaklaşık 1970 ler öncesi) ekmek, ocağa konulan saç üzerinde pişirilirken, ortadaki küçük boşlukta pişirilen küçük ekmeğe denirdi. Evde birisi hastalandığında veya hastalık geleceğini bildiren bir rüya görüldüğünde, 2-3 adet gilik pişirilir, bir çantaya (kol çantası) konulup omuza alınır, iki adet değnek alınır, işlemi yapacak kişi yaşlı görüntüsüne bürünerek değnekler ve gilikler ile birlikte evden belli mesafeye uzaklaşıp, gilikleri ve değnekleri oraya koyarak; ‘’haydi git güle güle deyip hastalığı yolcu ederek eve döner. Bu şekilde hastanın iyi olacağına inanılır.  KAŞIK BAĞLAMA Bu işlem yaylada veya köyde hayvanlar kaybolup gece dışarıda kalınca yapılır. İki adet kaşık sırt sırta bağlanarak evin dışında bir yere bırakılır. Ardından birtakım dualar okunur. Bu işlem yapılınca hayvanları ayı veya kurt un yiyemeyeceğine inanılır.  DİKENDEN GEÇME Bu işlemi çocuğu olmayan gelinler yapar. Bilindiği gibi bazı böğürtlen dikenleri havaya doğru bir miktar uzadıktan sonra ağırlıktan dolayı ucu yere eğilir. Bu yere inen uç tekrar toprağa kök salar. İşte bu işlem eğilerek iki ucu toprakta olan dikenin altından geçerek yapılır. Şöyle ki : Çocuğu olmayan gelin sabah erkenden kalkarak çeşitli dualar okuyarak bu dikenin altından 3 kez geçer ve sonra eve döner. Bu şekilde çocuk olacağına inanılır. Bu işlemin diğer bir şeklide kökü açık olan ağaçların , iki ucu yerde ve ortası havada olan kök dallarının arasından geçmek şeklindedir.  EN ÇOK SEVAP KABUL EDİLEN İŞLEMLER.
 Kaynak Kişiler: Saadet PİRDAL Hatice GÜVENDİ (Hacı Mehmet eşi) Güller BABAYİĞİT Gülhanım GÜVENDİ(Hacı MEHMET in Annesi) Fatma YILMAZ (Tevhide kızı) |
|
HARŞIT'IN ÖNEMİ - 2 |
| Editör | |
|
Bizim STK lar |
| Abdullah Öner MERAL | |
|
Önemsenme Üzerine |
| Mustafa GÜVENDİ | |
|
KÖY MÜ? MEMLEKET Mİ? |
| Sinan GÜVENDİ | |
|
Görülmesi Gerekenler |
| Yakup PİR | |
|
Yürümek |
| Ender ELKAYA | |
|
Yozlaş(tırıl)an Değerlerimiz... |
| Adil GÜVENDİ | |
|
Kültürümüz, Tarihimiz ve Biz… |
| Ali PİRDAL | |
|
Karadeniz Kadınları |
| Emine GÜVENDİ TEKİN | |
| TÜM YAZARLAR | |
| EDITÖRÜN SEÇTIKLERI |
| » DoÄŸankent’e Yeni Katma DeÄŸer |
| » Oy Cemo Vay Cemo... |
| » Bakandan DoÄŸankent'e Okul Sözü |
| » MYO nun Temelleri atıldı |
| » Referanduma Evet Orgi'ye Evet mi? |






![]() | Bu gün | 119 |
![]() | Dün | 150 |
![]() | Bu hafta | 1131 |
![]() | Bu Ay | 702 |
![]() | Hepsi | 24442 |