|
Hazırlayan: Sinan GÜVENDİ
Çatalağaç'ta kullanılan sözcükleri derlerken özeklikle şu anda Türkçe de kullanılmayan ya da az kullanılanları derlemeye çalıştık yani özellikle yöreye ait olanları. Kuşkusuz bu sözcüklerin hepsini derleyemedik. Buradaki önemli eksiğimiz; yıllardır gurbette yaşadığımızdan bazı sözcükleri unutmamız , birde bazı sözcükler kullanım anında insanın aklına geliyor. Ama yinede aşağıdaki sözcüklerle çatalağaçtaki şiveyi anlamak mümkün.
Aşağıdaki sözcüklere bakınca, hemen hemen tamamına yakını Türkçe’de ses uyumuna uymaktadır ya da uymayan sözcükler bile konuşma diline uydurulmuştur.
ÖRNEK: "haber" yerine "habar", "Giresun" yerine "Giresin", "geliyorum" yerine "geliyim", "Tirebolu" yerine "Tiribo", "kiraz" yerine "kirez", "Ayşe" yerine "Ayşa", "Harşit" yerine "Haşıt"
Çatalağaçta günlük konuşma dilini irdelediğimizde.: Öncelikle "Ğ" harfinin kullanılmadığını görüyoruz. Bunun yerine "Ğ" harfinden önce gelen sesli harf uzatılarak söyleniyor.
ÖRNEK: "Sağır" yerine "Saar", "Çağırdı" yerine "Çaardı", "Bey" ya da "beğ" yerine "bee" (Halil bee, Nuri bee)
Dostlarımızdan ricamız, bize özgü bulduğunuz sözcük ve deyimleri
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
adresine gönderirseniz bir sonraki güncelleme anında buraya ekleyebiliriz.
Â
KÖY SÖZLÜĞÜ
A
| Aartma |
: Ağaçtan alınan örnek |
| Aartu |
: Ayran |
| Abrul |
: Nisan |
| Acışmak |
: Acımak |
| AÄŸnamak |
: Yerde yatarak hareket etmek |
| Ahunduruk |
: Çam sakızının sıvı hali |
| Ahval |
: Hal , son durum |
| Akak |
: Uçurum, kayak yeri, yar |
| Alaf |
: Ağaç yaprağının 1 metrelik dalıyla budanmış hali |
| Alamuk |
: Parçalı bulutlu |
| Alem eÅŸkere |
: Aleni |
| Amel |
: İshal |
| Anca |
: Biraz evvel |
| Andır |
: Lanet    |
| Annaklamak |
: Bakmak, seyretmek |
| Arasta          |
: BoÅŸ arsa
|
| Argış            |
: Yolun bir kısmına yük taşıma
|
| Arkuru          |
: Düz
|
| Aşgana        |
: Evin salon bölümü
|
| Aşna fişne   |
: OynaÅŸmak
|
| Avara          |
: İşsiz boş
|
| Avu            |
: Zehir
|
| Ayak yolu  |
: Tuvalet
|
| Ayam         |
: Hava (hava durumu)
|
| Ayama       |
: Yakıştırma, lakap
|
| Azık          |
: Çoban yada yolcu yemeği
|
| Azıtmak    |
: Üstelemek, ısrar etmek
|
B
| Bad           |
: Çit, tarla kenarındaki engel
|
| Badıç        |
: Taze fasulye tanesi
|
| Bakraç      |
: Bakır yoğurt kabı
|
| BardabaÅŸÂ Â Â |
: Saygısız, huysuz
|
| Başak       |
: Fındık toplandıktan sonra geride kalan çotanaklar
|
| Bayak       |
: Biraz önce, demin
|
| Bek           |
: Sağlam, dayanıklı
|
| Bellek |
: Önceden işaretlenmiş yol yada yer |
| Benneem  |
: Bilmiyorum
|
| Bezene     |
: Bezelye
|
| Bıcak       |
: Evin mutfak kısmı
|
| Bıldır       |
: Geçen yıl
|
| Bızdıklama |
: Hayvanların koşması
|
| Bibi           |
: Hala
|
| Bitike        |
: Azıcık
|
| Boşboğaz  |
: Sır tutmayan
|
| Boyna       |
: Daima, sürekli
|
| Bökelemek |
: Åžiddetli kaynama
|
| Burmak     |
: Boğayı kısırlaştırmak
|
| Buymak     |
: Üşümek
|
| Bük            |
: Dere kenarındaki düzlük
|
C
| Cablama     |
: İki tarafı yontulmuş çit ağacı
|
| Camadan     |
: Sırt çantası
|
| Camış         |
: Manda
|
| Cayırtı        |
: Velvele, telaşlandırma
|
| Cazu           |
: Hayali bir kötü hayvan
|
| CelecoÅŸÂ Â Â Â Â Â |
: Yoğurttan yapılan bir yemek
|
| Celep         |
: Satmak amaçlı alınan davar
|
| Cember     |
: Baş örtüsü
|
| Cereme      |
: Bedel,olumsuz karşılık
|
| Cıbıldak     |
: Çıplak
|
| Cıbıt           |
: Yağmurda ıslanmış
|
| Cıdık         |
: Kara tavuk tuzağı
|
| Cıftır         |
: Zayıf ve çevik
|
| Cılga         |
: İnce yol , keçi yolu
|
| Cılk           |
: BozulmuÅŸ yumurta
|
| Cıngan      |
: Yaramaz çocuk
|
| Cıngırt      |
: Ağaç sürümeye yarayan halka
|
| Cıpban      |
: Alkış
|
| Cırcıl        |
: Fermuar
|
| Cırıt          |
: KoÅŸmak
|
| Cıvız        |
: Oyunun kuralına itiraz eden
|
| Cızmak    |
: Döneklik
|
| Cibiliyet   |
: Soy
|
| Ciscibit    |
: Çok ıslanmak
|
| Cöbre       |
: Bal ve mum ayrışınca kalan posa,
|
| Cörtlek      |
: Büyük göz
|
| Cücük       |
: Civciv
|
Ç
| Çağlan      |
: Åželale
|
| Çakır        |
: Yeşil gözlü
|
| Çangal       |
: Fasulye çubuğu
|
| Çapula      |
: Deri ayakkabı
|
| Çaruk       |
: Elde dikilen ilkel ayakkabı
|
| Çat           |
: Yol ayrımı
|
| Çaytak      |
: Topal aksak
|
| Çebiç        |
: Oğlağın büyüğü(1 yaş)
|
| Çencik      |
: Kilitsiz kapı kolu
|
|
Çepel       Â
|
: 1 cm yaÄŸan kar |
| Çeşit         |
: Boya
|
| Çıddak      |
: Küçük köz
|
| Çıtıman     |
: Mısırın biçildikten sonraki öbek hali
|
| Çimmek    |
: Yüzmek
|
| Çivit          |
: Çekirdek
|
| Çölmük     |
: Ağaç çöpü
|
| Çöör          |
: Mısır sapının toprakta kalan kısmı
|
| Çöten         |
: Mısır konulan küçük yapı
|
| Çul             |
: Bir çeşit kilim
|
D
| Dalda          |
: YaÄŸmurdan kaçılan kuru yer (taÅŸ dibi)Â
|
| Daru           |
: Mısır
|
| Dastar         |
: Bir çeşit kilim
|
| Davun         |
: Hayvan hastalığı
|
| Depebızdık  |
: Takla, yuvarlanma
|
| Depük         |
: Kuru
|
| Dıkılmak     |
: İçeri girmek
|
| Dırmaç         |
: İp
|
| Dışallık        |
: Cin, cinler
|
| Dibek          |
: Buğday dövülen oyuk taş
|
| Dinelmek    |
: Ayakta durmak
|
| Dirgen         |
: Hayvan gübresini tutan alet
|
| Ditmek       |
: Küçük parçalara ayırmak
|
| Dobuç        |
: Güdük, kısa
|
| Dolaşuk      |
: Paspal kadın
|
| Doruk         |
: Ladin
|
| Döşürmek   |
: DevÅŸirmek
|
| Dunzar        |
: Sote
|
| Düdek         |
: Sap, yabani ağaçların meyveye benzer ürünü
|
| Düdük        |
: Glüt
|
| Düğlemek   |
: Düğüm atmak
|
E
| Ebe kuşağı  |
: Gökkuşağı
|
| Ecünnü       |
: Cin peri
|
| Eelen           |
: Bekle
|
| Eeşün          |
: Ekmek çevirme aleti
|
| Eğercek       |
: Yünü ip haline getiren çubuk
|
| Elmek          |
: Tek avuç
|
| Erbap           |
: Uzman
|
| Erinmek       |
: Üşenmek
|
| Essah           |
: Gerçek
|
| Eşgere          |
: Açık aleni
|
| Evlek           |
: Bir çeşit mantar
|
| Evmek         |
: Acele etmek
|
| Ezeltere       |
: Bir çeşit yaban sebzesi
|
F
| Fenikmek    |
: İrkilmek
|
| Fer               |
: Görme oranı,ışığın miktarı
|
| Ferik            |
: Büyük civciv, genç tavuk
|
| Fetir             |
: Saçta pişen buğday ekmeği
|
| Fıraktu         |
: Çubukla yapılan çit
|
| Fırt               |
: Bir içim
|
| Fışırtma        |
: Fırlatıp atma (uzağa)
|
| Foltak           |
: Bol, büyük
|
| Forslu           |
: Alımlı, çalımlı, havalı
|
| Foruk            |
: İçi boş
|
| Foruz             |
: Horoz
|
| Förttemek     |
: Dışarı taşmak
|
G
| Gab              |
: Mutfak eşyası
|
| Gacak          |
: Mutfak gereçleri
|
| Galak           |
: Oyunda sayı
|
| Galdirik        |
: Yemeklik(turÅŸu) bir yaban sebzesi
|
| Gambalak    |
: Elle atılabilen büyük taş
|
| Gancık         |
: DiÅŸi
|
| Garez           |
: Kin
|
| Gargun         |
: Sel
|
| Garık            |
: Düzenli açma
|
| Gartabu        |
: Patates
|
| GaÅŸÂ Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â |
: Uçurum
|
| Gatık            |
: Ayran
|
| Gavil            |
: Sözleşmek
|
| Gavsul          |
: Bazı sebze ve meyvenin dışından çıkan
|
| Gayda          |
: Ezgi, ritm, müzik
|
| Gayış           |
: Kemer, kolan
|
| Gecin           |
: Kuru fasulyenin dışı
|
| Geçek           |
: Geçit
|
| Gelek            |
: Yaprak
|
| Gereü           |
: Dal çekmeye yarayan çengel
|
| Gıdı              |
: Bir çeşit değnek
|
| Gıdık            |
: En küçük sepet
|
| Gıldır gıbıç |
: Küçük parçalar
|
| Gınnap          |
: Kendir ipi
|
| Gıran             |
: Tepe
|
| Gicişmek       |
: Kaşınmak
|
| Gocaman       |
: İhtiyar erkek
|
| Gocuk            |
: Kaban, mont
|
| Gopca            |
: Düğme
|
| Goşama         |
: İki avuç (birlikte)
|
| Göççek          |
: Gözlük
|
| Göğnük          |
: Kumaşı sıkıca sarıp tüttürmek.
|
| Göö (göğ)      |
: YeÅŸil
|
| Göönü            |
: Yumuşak ballanmış meyve |
|
Göynek          Â
|
: Gömlek
|
| Gutni yallik    |
: Kadınlarda göğüs ve sine örtüsü
|
| Gücük             |
: Åžubat
|
| Güdüne           |
: Mısır koçanının iç kısmı
|
| Güveç             |
: Bir yaşındaki koç
|
| Güvertme       |
: Sulu ayran
|
| Güzine            |
: Fırınlı soba
|
H
| Haarda             |
: Nerede |
| Hacet              |
: İhtiyaç
|
| Haççak            |
: Güzel
|
| Hara               |
: Nere
|
| Harar               |
: Büyük sepet
|
| Hartama          |
: İnce çatı tahtası
|
| Haşaret            |
: Büyük sel
|
| Haşıl                |
: Mıhlamanın peynirsiz çeşidi
|
| Hayat               |
: Evin dış girişindeki hol
|
| Hayasıma          |
: Yemeğin kör ateşte pişememe durumu
|
| Hayıf                    |
: Kötü sevinç, intikam hırsı
|
| Hedik                   |
: Yuvarlak kar ayakkabısı
|
| Helle                     |
: Un çorbası
|
| Hennük                 |
: Tarlanın iklim olarak hazır hale gelmesi.
|
| Hıbar                    |
: Çocuk (0-10 yaş)
|
| Hırtuk                  |
: Saldırgan
|
| Hışır                     |
: Yıpranmış giysi yada alet                          Â
|
| Hıtır                     |
: Mısır kırması
|
| Hızan                   |
: Çocuk
|
| Him                      |
:Temel kazılan çukurÂ
|
| Hoolamak            |
: KoÅŸmak
|
| Hoşuran                |
:Bir yaban sebzesi
|
| Hozan                  |
: Geniş düzlük, ekilmeyen yer
|
| Höl                       |
: Islak
|
| Hölümek             |
: Islanmak
|
| Huykurmak         |
: Avazı çıkana kadar bağırmak
|
I
| Irgamak               |
: Sallamak, hareket ettirmek Â
|
| Istavurt ayı          |
: Eylül
|
| Işkın                     |
: Filiz
|
İ
| İdare lambası       |
: Fitili açık gaz lambası
|
| İkbal                   |
: Kısmet
|
| İlehegün            |
: Dünden önceki gün
|
| İlenme               |
: Beddua etmek    Â
|
| İlk kış                |
: Kasım
|
| İndem             |
: GereÄŸinden fazla
|
| İsgemi            |
: İskemle, sandalye
|
| İşlik |
: Yazlık hırka |
| İşmar |
: Göz kırpma
|
| İt dirseği          |
: Göz kapağındaki arpacık
|
K
| Kah                 |
: Bazen
|
| Karakış ayı     |
: Aralık
|
| KaÅŸÂ Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â |
: Uçurum      Â
|
| Kekeç             |
: Kekeme
|
| Kelek              |
: Hayvanların başına takılan bir çeşit çan.
|
| Kelep           |
: İplik destesi
|
| Kenef           |
: Tuvalet
|
| Kertük          |
: İşaret
|
| Kesek          |
: Küçük ağaç dalı parçası
|
| Kesitmek     |
: Şikayet etmek, kötülemek
|
| Kesmük      |
: İzmarit , meyvenin yenmeyen orta kısmı
|
| Keşik           |
: Sıra
|
| Keyfanı        |
: İhtiyar kadın
|
| Kıllatma       |
: Fırlatıp atma
|
| Kıtınnak       |
: Ekmeğin dışı
|
| Kiraz ayı     |
: Haziran
|
| Koru           |
: Yukarı
|
| Köm          |
: Ahır
|
| Körse       |
: Büyük bileği taşı
|
| Külek       |
: Ağaçtan süt, yoğurt kabı
|
| Küpeşte   |
: Kapı kolu takılan demir kıvrım
|
| Küpü        |
: Balta keser gibi aletlerin kesmeyen (düz) tarafı
|
| Kürün        |
: Çeşme önlerindeki yalak
|
| Küskülemek |
: Gereksiz karıştırmak
|
| Kütmek       |
: Bir çeşit tabure
|
| Kütüremek |
: Hızlı şekilde harekete geçme
|
L
| Lalaç          |
: Peltek konuÅŸan
|
| Lıı(lığ)         |
: Suyun getirdiÄŸi toprak
|
| Lüle          |
: Sigara ağızlığı
|
M
| Maazu        |
: Mısırın koçanında kuruduğu depo
|
| Macar        |
: Mavi gözlü
|
| Mada          |
: İştah
|
| Mahna        |
: Bahane
|
| Mangır       |
: Para
|
| Maraz        |
: Hastalık (ishal)
|
| Maslahat    |
: Ödünç alma
|
| Me              |
: Al (el ile verirken)
|
| Medet        |
: Yardım
|
| Meel           |
: Geniş ağızlı kazma
|
| Mehdar       |
: Kemençeci
|
| Merek         |
: Ot, sap ve yaprak konulan yer
|
| Mıh              |
: Çivi
|
| Mıkır           |
: Cimri
|
| Mile            |
: Misket
|
| Minnet         |
: Hortlak
|
| Misir            |
: Yabani domates
|
| Mudara         |
: SaÄŸlam olmayan
|
| Müzevir         |
: Sır tutmayan , boşboğaz
|
N
| Nabal          |
: Vebal
|
| Nacak         |
: Küçük balta
|
| Nalet            |
: Lanet
|
| Nebri            |
: İstenmeyen, kötü adam
|
| Nezük          |
: Nazik, yeni
|
| Nuska            |
: Muska
|
O
| Obuz             |
: En küçük dere
|
| Ocak           |
: Evde ateÅŸ yanan yer
|
| Olancası     |
: Hepsi (tamamı az olan)
|
| Oluk             |
: Bir nevi ağaç veya taş musluk
|
| Orak            |
: Ot ve mısır biçme aleti
|
| Orak ayı       |
: Temmuz
|
| Oylak          |
: Çukur
|
| OynaÅŸÂ Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â |
: Flört
|
Ö
| Öklemek          |
: Hayvanı bir ağaca bağlamak
|
| Öörsek           |
: Çiftleşmek isteyen dişi hayvan
|
| Örttek          |
: Korkak
|
| Ösefi          |
: AteÅŸte yanmakta olan odun
|
P
| Padar            |
: Kütüğün ikiye veya üçe bölünmüş kalın hali
|
| Papara            |
: Bayat ekmek yemeÄŸi
|
| Pasa             |
: Sürekli
|
| Patlangoç          |
: Ağaçtan yapılan bir çeşit oyuncak
|
| Peşkir                |
: Havlu
|
| Pırtı                    |
: Çamaşır
|
| Pöşke                |
: Soba
|
| Pur                     |
: Yumuşak kayalık
|
| Pür                      |
: Çam veya ladin yaprağı
|
S
| Sacayak               |
: Üç ayaklı , ateşe kazan koymaya yarayan alet
|
| Sap  |
: Kulp, Mısırın ağacı ve yaprakları
|
| Sapa                    |
: Yol üstü olmayan
|
| Sasuk                |
: Tatsız, bozulmuş
|
| Say                    |
: Kayalık, uçurumÂ
|
| Sazak                 |
: Sulu yer
|
| Sef                    |
: Yanlış
|
| Sıfat                   |
: Yüz
|
| Sınama              |
: Deneme
|
| Sırf                    |
: Sadece
|
| Sırımak            |
: Dikmek , dikiÅŸ
|
| Sinme                 |
: Saklanma
|
| Sitil                     |
: Ağzı açık kova
|
| Sökel                  |
: Hastalık
|
| Söye                |
: Kapının kasası
|
| Süron              |
: Bir yemek
|
Åž
| Şahan               |
: Şahin, hızlı
|
| Şamar                 |
: El içiyle vurma
|
| Şelek               |
: Küçük sepet
|
| Şil                    |
: Gözdeki çapak
|
| Şişek              |
: Bir yaşındaki koyun
|
T
| Tabak            |
: Hayvan hastalığı
|
| Takat               |
: Güç
|
| Takır                |
: BoÅŸ
|
| Tam                   |
: Ahır
|
| Taran              |
: Derenin içindeki taşın altı
|
| Tavlu               |
: Şişman , bakımlı
|
| Teberük            |
: Evliya mezarından alınan toprak
|
| Telesimek        |
: Susamak, hararet basması
|
| Temcit             |
: Sahur
|
| Tene                |
: Tane
|
| Terek               |
: Mutfak rafı
|
| Tevek               |
: Asmanın ağacı
|
| Tevekkel          |
: Ağırbaşlı
|
| Tıkalak            |
: Hafif ÅŸiÅŸman olan
|
| Toklu               |
: Altı aylık kuzu
|
| Tosarmak        |
: Surat asmak
|
U
| Uattama           |
: Tamir etme
|
| Uçkur                |
: Namus, kemer yerine kullanılan ip.
|
| Umuk (ımık)    |
: Normal sıcak
|
| Unnama             |
: Unlu lahana çorbası
|
| Ura                   |
: ErkeÄŸe hitap ÅŸekli (ura Ali)
|
| Urgan              |
: Hayvan baÄŸlama ipi
|
| Uşak                  |
: Büyük çocuk(10-25 yaş)
|
Ü
| Üvez                 |
: Sivrisinek
|
| Üüş                    |
: Küçük ekmek parçası
|
V
Y
| Yaan                |
: Sırtın yanı
|
| Yal                     |
: Hayvan yemeÄŸi
|
| Yalau                  |
: Alev
|
| Yalı yulu            |
: Standart altı
|
| Yanpiri                |
: EÄŸri
|
| Yar                 |
: Uçurum
|
| Yay günü     |
: Issız yaz günü
|
| Yaykın            |
: Kızılağaç
|
| Yazma             |
: Baş örtüsü
|
| Yerüklü           |
: Hamile kadın
|
| Yonga              |
: Agacı keserken çıkan parça
|
| Yosma             |
: Güzel (bayan)
|
| Yuka                |
: Sığ
|
| Yüklü               |
: Hamile
|
Z
| Zaar                 |
: Küçük av köpeği
|
| Zebil                |
: Çok fazla
|
| Zeet                 |
: AkÅŸama
|
| Zeklenmek      |
: Taklit etmek, alay etmek
|
| Zembelek         |
: Kapı kolu
|
| Zemher            |
: Ocak
|
| Zıbka              |
: Ağı ve arkası bol,paçaları dar, kış pantolonu
|
| Zılgıt               |
: Kızmak,fırça çekmek
|
| Zibil               |
: Çöl çöp
|
| Zollu              |
: Güzel
|
| Zumbuk         |
: Yumruk
|
|