GİRESUN / DOĞANKENT / ŞADIKÖYÜ

»Görüş , Düşünce ve Eleştirilerinizi İletişim bölümünden bizlere ulaştırabilirsiniz...    »Sinan Güvendi'nin "Taşlama" adlı şiiri, Şiir Köşesine eklendi...    »ANKET'İMİZE KATILARAK DOĞANKENT'İN ÖNCELİKLİ SORUNLARINI BELİRLEYEBİLİRSİNİZ.    
Karadeniz Kadınları PDF Yazdır E-posta
Pazar, 23 Mayıs 2010 21:14 tarihinde güncellendi Okunma Sayısı: 1293
YAZARLAR - Emine GÜVENDİ TEKİN
Pazar, 23 Mayıs 2010 16:43


Emine GÜVENDİ TEKİN

 

Tanyeri ağarırken  kalkarlar yataklarından. İlk iş olarak, yarı uykulu gözlerle, evin penceresinden bakarak hava durumunu kontrol ederler. Havanın durumuna göre yaparlar günün planını. Eğer hava yağmurlu ise,  ev yakınındaki işlerini yaparlar. Ahırdaki hayvan gübrelerini boşaltır, yün eğirir, çul ve ip dokurlar. Toplanıp komşunun mazusunda (tekirinde) yufka açarlar. Ya da bir hastayı, bir akrabayı ziyaret ederler.

Yağmurlu bir günü bile uyuyarak ya da dinlenerek geçirmezler. Onlar için bir günün değeri çok önemlidir. Eğer hava günlük güneşlik ise, her zamanki gibi meşakkatli  ve yoğun bir iş temposu ile geçecektir günleri.

Ahırdaki inekler  yön edildikten sonra  güzel bir kahvaltı sofrası hazırlanır. Bir tencere turşu ve üstüne yumuşak olsun diye konulan mısır ekmeği, kahvaltı sofralarının baş tacıdır.  El yapımı peynir,çökelek,taze yumurta   sofranın diğer tamamlayanıdır. Kahvaltıdan sonra bahçeye götürülmek için öğle yemeği hazırlanır. Akşamdan mayalanan hamur çoktan üç dört tane ekmek oldu bile. Lahana sarmaları akşamdan sarılmış, uyanır uyanmaz da pişirilmiştir.

Çabucak hazırlanırlar. İpler bele bağlanır, azıklar ve ayran bakraçları ele alınıp, kazmalar, baltalar, oraklar omuza vurulup, bebekliler de beşiklerini yüklenip, küçük çocuklarını önlerine katarak tutarlar bahçelerin, tarlaların, ormanların yolunu.

koykadini4 

Karadeniz kadınları yiğittir. Onlar,  hem tarlada çalışırlar hem ormanda odun ederler. Halat çekip kamyona  ot, odun yüklerler, bahçede ot biçip taşırlar. Bazen de ‘’bismillah’’ deyip inşaatta çalışırlar. Bugün benim diyen erkeklere bile taş çıkartır Karadeniz kadınları. Yoruldukları zaman biraz türkü söyleyip, biraz kaybettiklerine ağıt yakarlar. O kadar sağlam kulağa ve sese sahiptirler ki, bir uzun hava çekerler, karşı dağlar yankı verir. Öyle bir ağıt yakarlar ki, bütün hayatlarını bir film şeridi gibi gözlerinden geçirip, anında kafiyeli olarak sözlere dökerler. Bakraç kokan ılık ayran, yüreklerin ateşini biraz da olsa serinletir.

Bitip tükenmek bilmeyen enerjileriyle, durmadan, bıkmadan çalışarak günlerini akşam ederler. Dönerken de biçtikleri otları, güllükleri, odunları öyle bir yüklenirler ki yükün altında görünmezler,ot yürüyor sanırsın adeta. Yine de boş durmayıp çorap örüp, yün eğirerek dönerler evlerine. 

Değinmeden edemeyeceğim. Köyün en hamarat kadınlarından biri de babaannemdi. İsmi Telli olduğundan, biz ona Telli anne derdik. Gençliğinde o kadar uzun ve gür saçları varmış ki, saçlarıyla su dolu kovayı (gufa) eve kadar  taşırmış. Kime sorsanız bilir onun ne kadar yiğit bir kadın olduğunu. Küçüklüğümde Telli annemle yayladan köye inek sürmüştük. Köye geldiğimde ayaklarımın ütüne basamaz hale gelmiştim. Hatta ayak başparmağımın tırnağı bile çıkmıştı. O da benimle aynı yolu yürümesine rağmen, ’’yoruldum’’ demeden hayvanları yedirdi, yön etti. Sonra bize bir sofra dolusu yemek hazırladı. O da yetmezmiş gibi, gece yarısına kadar bir-iki leğen çamaşır yıkadı. Ben de büyük bir hayranlıkla onu izliyordum. Aramızdan ayrılalı yıllar oldu. Telli anneme Allah’tan rahmet diliyorum. Karadeniz de Telli annem gibi daha nice analar var.

Karadeniz kadınları cefakârdır, çilelidir. Hepsinin ayrı ayrı destanlaşacak hayat hikâyeleri vardır. Hepsinin sineye çektiği dertleri, kederleri vardır. Bir açmaya görsün lafı, çorap söküğü gibi gelir gerisi.

Karadeniz  kadınları misafirperverdir. Haber vermeden gelen misafir, onlar için tanrı misafiridir. Kim gelirse gelsin, kapıları her zaman , herkese açık, sofraları herkese kuruludur. Allah ne verdiyse yenilir, içilir. Misafire sunulan en güzel ikramları  da güler yüzleridir.Sizi  uğurlarken,bakışlarından ‘’yine buyur, yine gel‘’ mesajını okursunuz.

Karadeniz  kadınları yardımseverdir. Düğün, mevlit (davet) yemeklerini elbirliği ile pişirip, yine elbirliği ile ikram ederler davetlilere. Bağ-bahçe işlerini imece usulü ile yaparlar. Eğer komşusu bir işe çağırdıysa elinin hamuru ile seve seve koşar yardıma.

Karadeniz  kadınları cesurdur. Onlar, bir kişiye sinirlendiğinde, kırıldığında ellerini alnına verip  çekişerek (münakaşa yaparak) medeni cesaret kazanmışlardır. Topluma girdiğinde de utanmadan, sıkılmadan ne söyleyecekse, esirgemeden söylerler.

Karadeniz  kadınları duygusaldır. Yufka yürekleriyle  ağlayanla ağlar, gülenle gülerler.

Karadeniz  kadınları paylaşımcıdır. O gün pişirdiği güzel bir yemekten komşusuna da bir tabak götürmeyi ihmal etmez.

Karadeniz  kadınları kanaatkardır. Çalışmaktan elleri, ayakları nasır tutmuş , yüzlerinde  derin çizgiler oluşmasına rağmen eşlerinden hiçbir zaman tektaş yüzük, mücevher, kürkler, botlar istememişlerdir. Onlar, iki değişimlik etekle, kazakla yetinen kadınlardır. Her zaman olanlarla yetinmişler ve şükretmişlerdir.

koykadini3 

Karadeniz  kadınları tutumludur. Hiçbir şey çöpe atılmaz ,eskiyen dokuma kazakları söküp eğirerek iplik yapıp , bu ipliklerden ip dokurlar. Eski kumaş parçalarının sağlam yerlerinden alınarak kilim türü palan dikerler ve evlerinin çeşitli yerlerinde kullanırlar. Eski plastik kovaları, ayakkabıları da tavanda saklayarak, sene de bir de olsa uğrayan  eskicilere verip yerine ihtiyaçları olan başka mutfak araç-gereçleri alırlar.

Bütün bunlara rağmen,Karadeniz  kadınları hak ettiği değeri, saygıyı ve sevgiyi göremiyor.Her türlü haksızlığa ve  saygısızlığa uğradığını görüyoruz.Hatta daha da ileri gidersek, her türlü  şiddete uğruyorlar. Günümüzde  hala “kadının sırtından sopayı eksik etmeyeceksin’’ zihniyetini taşıyan erkekler de maalesef  mevcuttur. Kadınları dağda odun keserken, harmanda olta atıp (tur atıp),sigara tüttüren eşler de yok değil hani.

Karadeniz erkeklerini  hiç  çalışmıyor demiyorum ama  kadınlar daha çok çalışıyor. Onlar hem erkek işini, hem de kadın işini yapıyorlar. Bütün yük neredeyse kadınların omuzlarında.Yaşlı insanlarımıza baktığımızda, erkeklerin  dimdik ayakta durduklarını , kadınların ise daha çok çökmüş olduğunu görürüz.Kadınlarımızın ağır yük taşımaktan  dizlerine varisler  inmiştir. Orta yaşta saçlarına düşen aklar yaşadıklarının birer göstergesidir. Ne yazık ki kadınların değeri,  öldükten sonra anlaşılıyor. Birlikte geçirilen bir ömür boyu, söylemedikleri güzel sözlerini, eşlerinin tabutu başında söylerler, ama artık çok geçtir.

Bugün gelinen noktada, gelişen teknoloji ile ve ekonomik refahın düzelmesiyle birlikte  kadınlarımızın yükleri biraz hafiflemiş olsa da ,onların sorumlulukları  erkeklere göre yine de ağırdır.

Bildiğim, gördüğüm, yaşadığım kadarıyla Karadenizin köy  kadınlarını sizlere anlatmaya çalıştım. Benim anlatamadığın daha ne güzellikleri vardır Karadeniz kadınlarının. Onlar üretkenlikleriyle, çalışkanlıklarıyla, sabırlarıyla o dağları oya gibi işleyen, çektikleri o kadar sıkıntıya ve yorgunluğa rağmen her sabah hayata umutla, güler yüzle “merhaba” diyebilen vefakar  kadınlardır. Onlar  eli öpülesi Ayşeler, Emineler, Fadimelerdir.



Tevükgilin Emine
19 Mayıs 2010

Yazar Emine GÜVENDİ TEKİN   
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 15
ZayıfMükemmel 
 

Yazan: Emine GÜVENDİ TEKİN                     Ekleme Tarihi:  Perşembe, 01 Nisan 2010


Yazarın diğer yazılarını görmek için seçin.

Yorumlar  

 
0 #8 selim 2010-08-09 19:24
gerçekten yakup kardeşime katılmadan edemeyecem ama emine yazında çok güzel olmuş güzel bir konuya deginmişsin eli öpülesi analarımız bütün bu karameti analarımız çekti şimdiki gelinler olsa her şeyin yenisi diyorlar tekrar analarımızn elini öpüyorum bu güzel yazı için teşekkürler
Alıntı
 
 
+1 #7 kenan güvendi 2010-06-04 23:33
ne derler, yüreğine saglık abla.Van da okurkene sınıfta kadının toplumdakı yerı hakkında sohbet acıldı.Batman lı Hatice isminde bır kız karadnızde kadınlar calısıp erkekler yan gelıp yatar dedı.bende dedimkine,sizin memlekette ne varkı kadınlar calıssın dedım.gıdıp petrolmü cıkarsınlar dedım.fındık zamanı gelde sızın hemso kadın-çoluk çombalak nasıl fındık topluyorlar dedım.bizim topraklar böyle yapacak bır sey yok..halıtgıızı varken benmı daru döşürücem....
Alıntı
 
 
+5 #6 sinan 2010-06-01 17:36
Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır
acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan
karasabanlar gibi çizer kadınların yüzünü...

Ve sevinçlerimiz vurur gözlerine kadınların
göllerde ışıyan seher vakıtları gibi...

Hayallerimiz yüzlerindedir sevdiğimiz kadınların,
görelim görmeyelim karşımızda dururlar
gerçeğimize en yakın ve en uzak...

Nazım Hikmet


Teşekkürler emine , bizim kadınlarımız herşeyin en iyisine layıktır...
Alıntı
 
 
+4 #5 tevük gocamanı 2010-05-29 16:55
Tebrikler abla, sana imrenmemek elde değil.
Alıntı
 
 
0 #4 TEVÜKGİLİN ÇİĞDEM 2010-05-29 02:01
GERÇEKTEN HAKLISIN ABLA GÜZEL OLMUŞ.
Alıntı
 
 
+3 #3 Emine GÜVENDİ TEKİN 2010-05-25 18:23
Ben erkekleri çalışmıyor demiyorum,kadın ları yazdığım için, onlar daha ön plana çıktılar.Yine savunuyorum kadınlar erkeklerden daha fazla çalışıyor.Birlikte dışarı işinde çalışırlar eve geldiklerinde erkeklerin işi biter.
kadınlar yemek,ekmek,çam aşır,bulaşık,be bek,ahırdaki inek derken bir bakarsın ki yarım günlük iş daha yapmış olur.
Genel anlamda Karadeniz insanları ,başlı başına çalışkan insanlardır zaten,istisnala r hariç
Alıntı
 
 
0 #2 Haşimo Abdullah 2010-05-24 18:22
Gerçekten erkekler çalışmıyor mu? Biz gurbette büyüdüğümüzden pek bilemiyoruz. Biz küçükken benim anam da yağmur çamur demeden çalışırdı eve girmezdi. Ama babamda hep gurbetteydi.
Alıntı
 
 
+7 #1 Yakup PİR 2010-05-24 18:16
sağolasın Tevükgilin Emine,
Şu turşu üzerindeki ekmek beni acıktırdı.Ama yazıyı bazı bölümler dışında çok beğendim.Hani şu erkeklerin kadınlar kadar çalışmaması.Aslında o doğru olsada geçim derdi erke ğin sorumluluğunda olduğu için bedenen olmasada beyin olarak erkekler daha fazla yıpranır.Sonuç olarak Şadı da her evde bir nine olduğu halde dede çok çok azdır.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

       EDITÖRÜN SEÇTIKLERI
» Doğankent’e Yeni Katma Değer
» Oy Cemo Vay Cemo...
» Bakandan Doğankent'e Okul Sözü
» MYO nun Temelleri atıldı
» Referanduma Evet Orgi'ye Evet mi?

Anasayfa Yazılarım Emine GÜVENDİ TEKİN Karadeniz Kadınları