GİRESUN / DOĞANKENT / ŞADIKÖYÜ

»Görüş , Düşünce ve Eleştirilerinizi İletişim bölümünden bizlere ulaştırabilirsiniz...    »Sinan Güvendi'nin "Taşlama" adlı şiiri, Şiir Köşesine eklendi...    »ANKET'İMİZE KATILARAK DOĞANKENT'İN ÖNCELİKLİ SORUNLARINI BELİRLEYEBİLİRSİNİZ.    
Oy Cemo Vay Cemo...
Okunma Sayısı: 749

 

 

cemonun_gerceksahipleri_manset

Yıllardır Çatalağaç (Şadı) düğünlerinin olmazsa olmaz oyunlarından biri olan Cemo Koltuk Horonu buradan Törnük, Doymuş, Kaynaş ve Doğankent’e yayılmış, Otçu Göçlerinin ve Düğünlerin de vazgeçilmez oyunlarından biri haline gelmiştir.

Sitemiz editörünü arayan Şadılılar Ali Gedik’in Cemo Koltuk Horonu'nu klip yaptığını ve söz-müzik Ali Osman Kargın yazdığını bunun da doğru olmadığını belirtmeleri üzerine, editörümüz Cemo oyununun tarihçesini araştırdı. Tarihçesi zaten oldukça yeni olan Cemo ile ilgili gerçeklere ulaştı.

 

Sitemiz editörü yaptığı araştırmalarda Şadı köyünün ilk kemençe sanatçılarından biri olan Mustafa Pir’in oğlu İbrahim Piri aradı. İbrahim Pir bu konuda Durmuş Güvendi’nin daha fazla bilgi sahibi olduğunu belirtmesi üzerine Durmuş Güvendi'yi aradı. Durmuş Güvendi, “Benim bildiğim kadarıyla bu oyunun kaynağı bizim köydür. Tarih olarak bilemiyorum ama oyunu bizim köyde ilk oynayanlar ve kurallarını ilk koyanlar Hacı Mehmet Güvendi, Ahmet Mustafa (Mustafa Pirdal) ve Mecido Ali (Ali Babayiğit) dir.” dedi.

 

Hacı Mehmet Güvendi ve Mustafa Pirdal rahmetli olduğundan editörümüz hayatta olan Ali Babayiğit’e ulaştı.

 

 

Ali Babayiğit editörümüze Cemo’nun tarihçesini şöyle anlattı:

 

“Askerden geldiğim yıllardı. Sanıyorum yıl 1947-1948. Hacı Mehmet, çok güzel maniler, türküler söylerdi. O zamanlar sanıyorum aşıktı. Hacı Mehmet’in bir türküsü vardı.

 

Cemo gele sen de gel

Bahçeyi dolan da gel

Eğer anan vermezse

Pencereden kaç da gel

Oy cemo vay cemo cemile

 

Uzun yıllar oldu, tamamını hatırlayamıyorum. O zamanlar köyümüzün kemençecilerinden olan Mahmudo Mustafa (Mustafa Pir) Hacı Mehmet’in bu sözlerini kemençesiyle gaydaya döktü. Sonra Hacı Mehmet ile birlikte bu oyunun kurallarını koyduk. Eskiden otçu göçleri çok olduğundan Güvende’ye giderken otçu göçünde Mahmudo Mustafa çaldı, Hacı Mehmetle birlikte biz oynadık. Otçu göçünün her durağında Mustafa çaldı biz oynadık. İnsanlar bu oyunu öğrenmek istediğinde Hacı Mehmet ile aramıza birer ikişer adam alarak bu oyunu insanlara öğrettik ve oyun giderek yaygınlaştı. Bizimle aynı tarihlerde otçu göçüne katılanlara sorarsanız onlar bu oyunu Hacı Mehmet ile benim oynadığımı söylerler. Daha sonra bu gaydayı Çaylama da çalmaya başladı. Mahmudo Mustafa’dan sonra bu oyunu Çaylama Törnük’te Kanyaş’ta çaldı ve insanlar oynamaya başladı. Bu oyun cemo ile bitmiyor aslında. Daha sonra sonuna bu oyuna benzeyen Hoşbilezik oyununu da eklerdik” dedi.

 

Bu bilgileri tek taraflı yayınlamak istemeyen sitemiz editörü, Ali Gedik ve Ali Osman Kargın ile de telefonla görüştü.

 

Ali Gedik editörümüze yaptığı açıklamada şarkının tüm haklarının Ali Osman Kargın’a ait olduğunu bu konuda kendisinin bir şey yapamayacağını belirtti. Bunun üzerine editörümüz Ali Osman Kargın’ı aradı.

 

Ali Osman Kargın yaptığı açıklamada, “Bizim dereboyu kavaklar diye bir oyunumuz vardı. Buna Trabzonlular sahip çıktı. Bende sadece Harşıt yöresine ait olduğunu bildiğim ve kaynağını tam olarak bilmediğim bu oyunun yöremiz insanına ait olduğunu belgelemek üzere 1997 yılında Kültür bakanlığı ve Mesam’a kendi adıma kaydettirdim dedi.”

 

Şadıhaber olarak buradaki amacımız ne Ali Gedik’i ne de Ali Osman Kargın’ı suçlamak ya da yıpratmaktır. Amacımız bu kültürel değerin gerçek sahiplerinin isimleri ile anılmasıdır.

 

 

Cemonun gerçek Sözleri

Cemo gele sende gel

Bahçeyi dolanda gel

Eğer anan vermezse

Pencereden kaç ta gel

 

Oy cemo vay cemo cemile

 

Cemile kimin kızı

Topçu Mehmet’in kızı

Gözleri dolu dolu

Yanakları kırmızı

 

Oy cemo vay cemo cemile

 

Şunuda belirtmek gerekir ki oyunun adı Cemo Koltuk Oyunu olduğundan el ele tutuşarak değil, eller omuzda oynanan bir oyundur.

 

 

 

SONUÇ OLARAK,

 

  • Cemo oyununun ve türküsünün kaynağı Şadı köyü dür.
  • Bu oyunu ortaya çıkaran merhum Hacı Mehmet Güvendi dir.
  • İlk oynayanlar: Hacı Mehmet Güvendi, Ali Babayiğit ve Mustafa Pirdal'dır.
  • Müziğini ilk olarak notaya (kemençeye) döken, merhum Mustafa Pir'dir. Daha sonra harşıt içinde yaygınlaştıran Mustafa Pir ve Çaylamoğlu Hacı'dır.
  • Son yıllarda İstanbul ve Bursa da oyunu yaygınlaştıran Harşıt’lı sanatçılardır.

 

Görüştüğümüz, cemo ya emeği geçen insanlarımızın çocukları ya da torunlarından hiç biri maddi bir talep içinde olmamıştır. Aksine böyle eserlerin Türk müziğine kazandırılmasından memnun olacaklarını ancak eserleri yozlaştırmadan, kenar mahalle türkücülüğünden ziyade akademik bir dil ile bu eserlerin ele alınmasını, ve emeği geçen (yukarıda yazılı) insanlara saygılı olunmasını talep etmişlerdir. Diğer yandan atalarının hiç bir beklentisi olmadan ortaya koyduğu eserleri birilerinin sahiplenmesinin gayri ahlaki olduğunu belirtmişlerdir.

 

www.sadikoyu.com olarak dileğimiz, Harşıt içinde süregelen eserlerimizin (ister Şadı kaynaklı olsun ister Törnük, ister Kanyaş veya Doymuş veya Dandı) akademik bir dil ile ele alınıp Giresun müziğine ve Türk müziğine kazandırılmasıdır. Elbette doğru bilgilerle ve emek veren insanlara saygılı olunarak.

 

 

ŞADIHABER/Araştırma: Abdullah Öner Meral

 

 

  

 

 

Yorumlar  

 
-1 #14 Erdal Güvendi 2010-08-06 16:35
ya arkadaşım ben sanatçı erdal güvendiye yazdım diyorsun özür dilicen yerde yine posta koyuyorsun..ortada senin bir yanlış anlaman var bunu kabul etmiyorsun yine üste çıkmaya çalışıyorsun..bir yere yorum yazdığım zaman ben sanatçı erdal güvendi değilim diye bir not yazmama gerek yok.buradaki herkes biliyor kim olduğumu..anlaşılan sen buranın yabancısısın.yabancıysan önce buradaki insanları tanıyacaksın..ondan sonra muhatap alırsın veya almazsın.
yorumlarda sebahat nebahat yazan benim bana konuşuyorsun sonra çıkıp muhattap almıyorum diyorsun..yazdıklarımı yazdıklarını iyi oku ondan sonra muhattaplığa bakalım..
Alıntı
 
 
+1 #13 Abdullah Öner MERAL 2010-08-05 05:41
Cemo kimine göre bir oyun, kimine göre bir destan, kimine göre bir halk hikayesidir. Bu cemoyu araştırırken Kemal Bilbaşar'ın yazdığı Cemo adlı romana ulaştım. Bu aralar onu okuyorum. 1967 yılında TDK roman ödülünü almış Cemo, Doğu Anadolu insanının hayat öyküsüne bir ışık tutuyor ve Şeyh Sait İsyanı'nı, Doğu daki ağalık ve beylik düzenini anlatıyor. Okumanızı öneririm.
Alıntı
 
 
0 #12 murat 2010-08-03 01:40
Sayın ismine yorum yazdığım erdal güvendi bey size ahkam kesmiyorum siz behsedilen erdal güvendi değilseniz lafım zaten size değildi ama sizde daha önce sorunları yaşamışsınız anlattıklarınız bunu gösteriyor hakkınızı savunmak için yada bir başkasından size bu tür yorum gelmesi sizin dikkatsizliğini z! yarum yazan arkadaşları hataya düşürmemek için (BEN SANATÇI ERDAL GÜVENDİ DEĞİLİM) diye yorumlarınza not düşeniz bu tür sorunlar oluşmaz ! sizin başka bir erdal güvendi olduğunuzu bilmiyordum bilseydim sizi karşıma hiç muhatap almazdım! şu andan itibarende almıyorum...
Alıntı
 
 
0 #11 Erdal Güvendi 2010-08-01 06:26
yani kısacası o bilinen erdal güvendi ben değilim..
ki onun yüzünden herkes bana mesaj atıp duruyor millete açıklama yapmaktan bıktım usandım.olay sadece isim benzerliği..
Alıntı
 
 
0 #10 Erdal Güvendi 2010-07-31 18:07
SAYIN MURAT BEYE;
(lazutlar salkım saçak alçak boylusun alçak seni dediler küçük sen doldurursun kucak) oyunun adı fingil giresunda bu oyun zaten oynanıyor erdal güvendiye göre ise giresun bel kırması oldu! şarkının orjinalinden ne istiyorsun kardeşim ? neden değiştiriyorsun bırak öyle kalsın ben sebahat nebahat yazanları savunmuyorum tutmuyorum sende tutmamışsın ne güzel! ama lazutlar salkım saçatan ne istiyorsun kardeşim amacın ne ? o müziği senmi yaptın senin tapulu malınmı? kardeşim sen yapmaya çalıştığının hesabını ver sonra nebhat sebahatla devam edelim.)


AGA SEN BENİ BİRİYLE KARIŞTIRDIN GALİBA.HAKKINDA YAZI YAZACAĞIN KİŞİLERİ ÖNCE İYİ TANI SONRA HAKKINDA YORUM YAP..BEN O SENİN TANIDIĞIN ERDAL GÜVENDİ DEĞİLİM.BU KONULARI BENİMLE KONUŞMAN İÇİN ÖNCEDEN BİR HAZIRLIK YAP ONDAN SONRA KARŞIMA GEL.BURADAKİ O YAZILARI O CEMO TÜRKÜSÜNÜN ORJİNALİNİ ARAŞTIRIP HAKSIZLIĞI ORTAYA DÖKEN BENİM.ÇIKIP KARŞIMA BİRŞEY BİLMEDEN ARAŞTIRMADAN AHKAM KESME.
Alıntı
 
 
-1 #9 murat 2010-07-27 01:06
(lazutlar salkım saçak alçak boylusun alçak seni dediler küçük sen doldurursun kucak) oyunun adı fingil giresunda bu oyun zaten oynanıyor erdal güvendiye göre ise giresun bel kırması oldu! şarkının orjinalinden ne istiyorsun kardeşim ? neden değiştiriyorsun bırak öyle kalsın ben sebahat nebahat yazanları savunmuyorum tutmuyorum sende tutmamışsın ne güzel! ama lazutlar salkım saçatan ne istiyorsun kardeşim amacın ne ? o müziği senmi yaptın senin tapulu malınmı? kardeşim sen yapmaya çalıştığının hesabını ver sonra nebhat sebahatla devam edelim.
Alıntı
 
 
0 #8 murat 2010-07-21 11:04
merhaba güzel cemo dikkatimi çekti gerçekten müthiş ama burda bir haksızlık söz konusu sanırım birileri kafasına göre işler yapıp hakkı olmayan şeyi resmi olarak üzerine almış bu iş bukadarmı basit pes yani cemonun gerçek sahiplerine verilmesi gerekiyor bu konuda ertan kardeşimi taktir ettim ama bu eser dereboyu kavakların düştüğü hale gelmiş gibi görüyorum! lütfen arakadaşlar cemoya sahip çıkın kurda kuşa yem olmasın.
saygılarımla
Alıntı
 
 
0 #7 Erdal Güvendi 2010-07-18 10:51
İsmet emi bizim buraya eklediğimiz cemo türkü sözleri tam orjinalidir.Bizim bildiklerimiz kulaktan kulağa geçerken değişmiştir yoksa aynen bu şekilde okunması gerekir.Yine bu gun görsel medyaya bakarsan bu türkünün sözlerini (içine ederek)daha da değiştirmişlerd ir.
Türkünün adı cemo oyunu da cemo fakat içeriğindeki sevgililer sebahat nebahat.
Alıntı
 
 
0 #6 iSMET AYDIN 2010-07-17 14:46
Ertan kardeşim cemo türküsündeki vah cemo değil vay cemo,vay cemo,cemile diye biliyorum.eğer başkalarınada sorarsan doğrusunu buluruz.
selamlar.
Alıntı
 
 
+1 #5 Sinan GÜVENDİ 2010-07-15 11:01
Erdal Güvendi ye ve Ertan Güvendiye teşekkürler... taş plak kaydı çok şeyi açığa çıkardı.
bazı tespitleri de ben ortaya koyayım.
1-Abdullahın araştırması başından sonuna kadar doğrudur... yani bu oyunu 1946- 1947 lerde babam Hacı Mehmet Güvendi köye getirmiş ve yukarıda adı geçen kişilerle birlikte harşıt vadisinde yaygınlaştırmış tır.
2- 1947 de babamın radyosu yoktu, hatta köyde kimsede radyo yoktu. öyle görünüyorki, babam bu oyunu askerden getirdi... dahası (36 ay lık askerlikten sonra) başka oyunlarda getirdiğini ve oynadığını bugün 60 yaşın üstündeki herkes bilir...
3- babam erzurum, muş, ağrı ve ardahan arasında (çoğunlukla ardahan) askerlik yaptı. dolayısıyla urfa ya gitmedi...AMA muhtemelen türkü yü urfalı birinden öğrendi.
4- Sn. Cemil Cankat bey in hayatını internetten biraz araştırdım. askerliğini nerede yaptığını bulamadım ama ilginç olan, cemil bey 1913 te doğmuş ve 1976 da ölmüş. yani doğum tarihi de ölüm tarihide babam ile aynı... Acaba beraber mi askerlik yaptılar???
5- Bizim , urfa akçakale, diyarbakır bismil ve yama dağları ile bağlarımız tarihçe bölümünde yazılıdır. Belli ki merhum Hacı Mehmet Güvendi de bu konularda engin bilgilere sahipti... Hatırladığım kadarıyla babam Köroğlu türküleri, Pir Sultan türküleri, Arguvan türküleri ve Hatayi deyişleri söylerdi...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

       EDITÖRÜN SEÇTIKLERI
» Doğankent’e Yeni Katma Değer
» Oy Cemo Vay Cemo...
» Bakandan Doğankent'e Okul Sözü
» MYO nun Temelleri atıldı
» Referanduma Evet Orgi'ye Evet mi?

Anasayfa