| Tanıtım |
|
Hazırlayan: Sinan GÜVENDİ Köyün adının Çepni’lerden önce (hatta ilk kurulduÄŸundaki adının) ne olduÄŸunu bilemiyoruz. Bilinen adı Åžadı'dır. Resmi kaynaklarda Åžadi olarak geçmekle birlikte yöredeki telaffuz ÅŸekli ‘’Şadu’’dur ve bu köyden olanlara Åžadulu denir. Åžadı adı Şıh Davut ve Pir Ali ailelerinin derindere ye gitmesiyle birlikte Piri Şıh'ın adına izafeten konulmuÅŸtur. 1962 de ise ÇatalaÄŸaç olarak deÄŸiÅŸtirilmiÅŸtir  ve halen aynı adla devam etmektedir. Hemen belirtelim ki ÅŸadı olarak adlandırılan yer (bugün bile) Sona Kıranı ve Fırışlık (Pir’i Şıh) tır. Derindere ve Ortaköy bir anlamda Åžadı adının dışında kalmaktadır. 15 ve 16 yüzyıllardaki Kürtün'e baÄŸlı köylerde Åžadı adına rastlayamadık. Dahası Harşıt ile Kürtün arasındaki DoymuÅŸ, KanyaÅŸ, Törnük ve TaÅŸlıca  köylerine de rastlayamadık. Oysa kürtün ün güneyindeki ve Harşıt'ın kuzeyindeki tüm köyler var. Hiç tereddüt yok ki; bu tarihlerde ÅŸadı da yerleÅŸim vardı. Harşıt'ın adı Kürtün-i Zir yani aÅŸağı Kürtün, Çayra (eski adıyla) nın adı da Kürtün-i Bala'dır yani yukarı Kürtün. Buna göre Kürtün denilen yer bu günkü DoÄŸankent ile Kürtün arası oluyor. Yine bu duruma göre: DoymuÅŸ, KanyaÅŸ, Åžadı, Törnük, TaÅŸlıca köyleri de Kürtün'ün mahalleleri olsa gerek. Çünkü tahrir defterlerinde olmayan köyler, aÅŸağı Kürtün ile yukarı Kürtün arasında kalan köyler oluyor, bu önemlidir. Köylülerin isim deÄŸiÅŸikliÄŸine karşı çıktığını biliyoruz. Bu noktada merhum Hacı Mehmet Güvendi ‘’EÄŸer deÄŸiÅŸecekse yeni isim Åženyurt veya Åžanlıyurt olmalıydı’’ diyor. Belki de bir bildiÄŸi var ama biz neye dayanarak bunu söylediÄŸini anlayamadık. BilindiÄŸi gibi Hacı Mehmet Güvendi TaÅŸlıca'da dergahta bulunan çok sayıda eski el yazması belgeleri (beklide hepsini) okumuÅŸtur. Tahrir defterlerinde bulunan fakat Kürtün'de kaydı olmayan Çepni boyuna mensup ‘’Kayırhanlu Cemaati’’nin bizim Gaayannı ile ve ‘’Ortaköy Cemaati’’nin bizim Ortaköy mahallesi ile bir bağı var mıdır? Bilemiyoruz.      Köy 4 mahalleden oluÅŸmaktadır. Bunlar; 1. Cami mahallesi 2. Çalıklı mahallesi 3. Orta mahalle 4. Derindere mahallesi'dir. Eski isimleriyle ise: YaÄŸlı Armut, Piri Şıh, Sona (suna?) Kıranı, Ortaköy (Gaayannı), Kabaklı Kıranı, Derindere, Kıranyatak (Gödenli) dir. ÇatalaÄŸaç köyünün halen 4 adet yaylası ve 4adet obası vardır. Bunlar KeltaÅŸ, Tepealan, Çatakçayır ve Mansur yaylalarıdır. KeltaÅŸ'ta son bir kaç yıldır yerleÅŸim bulunmamaktadır fakat büyükÅŸehirlerde yaÅŸayan ÇatalaÄŸaçlılar için yazlık amaçlı kullanılabilecek en uygun yayla KeltaÅŸ Yaylası'dır. Tepealan da 2, Mansur ve Çatakçayırda birer oba mevcuttur (yayladaki yerleÅŸim yerlerine oba denir). GeçmiÅŸ yıllarda çok sayıda yaylası bulunan köy, nüfusun azalmasıyla birlikte bu yaylalarını maalesef koruyamamıştır. ÖrneÄŸin Aralıcak yaylası yakın zaman kadar Şıhlı Köyü'yle birlikte ortak kullanılmaktaydı. Bir baÅŸka örnek Dikenli Oba'dır. Bonyurt Obası KanyaÅŸ Köyü'ne Åžadı'dan geçmiÅŸtir. CoÄŸrafi olarak, Giresun Gümüşhane sınırında bulunan ÇatalaÄŸaç'ın doÄŸusunda TaÅŸlıca (şıhlı), batısında DoymuÅŸ, kuzeyinde KanyaÅŸ ve Kuzan güneyinde ise Törnük köyleri vardır. Köy meyilli bir arazi yapısına sahip olup, ören ve düz çayır mevkii dışında düz yer yok denecek kadar azdır. Genel olarak batı meyillidir. Önceleri otlak olarak kullanılan birçok arazi ÅŸu anda orman haline gelmiÅŸtir. Ekim alanlarının ise hemem hemen tamamında fındık tarımı yapılmaktadır. Fındık bahçelerinden sonra az sayıda otlakla birlikte çoÄŸunlukla kızılaÄŸaç, meÅŸe, gürgen  ve yabani fındık aÄŸaçlarını barındıran ormanlar baÅŸlar. Bunların bittiÄŸi yerde ise iÄŸne yapraklı ormanlar devam eder. ÇatalaÄŸaç köyünde tarım alanı dışındaki tüm alanlar ormanlıktır. Köy orman bakımından oldukça zengindir. Burada bir hususu gözden kaçırmamamız gerekir, birinci dünya savaşı öncesinde yerleÅŸim geniÅŸ bir alanda iken savaÅŸ sonrası azalan nüfus daha aÅŸağılardaki yamaçlara yerleÅŸmiÅŸtir. Köyün Harşıt Deresi'ne yakın kısımları çok meyilli olup, biraz yükseklere çıkılınca  düzlüklerle karşılaşılmaktadır. Arazinin çok bayır olmasının en önemli sebebi yüzyıllarca yapılan mısır tarımıdır. Fındık tarımı ile birlikte toprakların aşınıp sürüklenmesi büyük ölçüde durdurulmuÅŸ gibidir.  Ekonomi : ÇatalaÄŸaç köyünün eÄŸitimli insanının çok olması, tarım ve mera alanlarının geniÅŸ olması, yaylaklarının bol ve kolay ulaşılabilir olması, sosyal geçmiÅŸinin zengin olması baÅŸlıca özellikleridir. Köyü  kuranlar, yayladan gelerek bu köye yerleÅŸmiÅŸlerdir. Yaylalardan ilk önce Harşıt nehri boyunca yer alan bük dediÄŸimiz küçük düzlüklere inilmiÅŸ olması ve daha sonra nüfusun çoÄŸalmasıyla birlikte daha yukarı yamaçların ormandan açılarak yerleÅŸilmiÅŸ olması mantığa en uygun olanıdır. Köyü seçim nedenleri ise hiç kuÅŸku yok ki köyün zengin gözeleri ve meralarıdır. Çepnilerin ekonomisinin temel dayanağı hayvancılıktır. Bu köyü kuranlarda bu zengin doÄŸa yapısında hayvanlarını beslemiÅŸler, her türlü hayvansal ürünü elde etmiÅŸler, her türlü sebze ve meyveyi yetiÅŸtirmiÅŸler, ihtiyaçları olan tahılı yetiÅŸtirdikleri gibi dışarıya da satmışlar, ihtiyaçları olan kümes hayvanlarını yetiÅŸtirmiÅŸler, arıcılık yapmışlar , avcılık yapmışlar ve burada zengin bir yaÅŸam kurmuÅŸlardır. Böylece zenginlikleriyle ve bilgelikleriyle çevrede büyük bir üne sahip olmuÅŸlardır. Öyle ki ÅŸu anda böğürtlenlik olan yerlerin bile geçmiÅŸte ekili alan olduÄŸunu biliyoruz dahası yaylalara ekin ekildiÄŸini de. Daha sonra gerek 93 harbi sonrası gerekse 1 dünya savaşı sonrası nüfusun azalması ile birlikte  ekili alanlar da azalmıştır. SanayileÅŸmeye paralel olarak hayvancılığın tükenmesiyle birlikte, köy kuruluÅŸ amacını tamamen kaybetmiÅŸtir.  Bu gün ise köyde yalnızca fındık tarımı yapılmaktadır ve geçim için yeterli deÄŸildir.  Ailelerin birinci amaçları çocuklarını okutup devlet memuru yapmak veya İstanbul Bursa gibi metropollere işçi olarak çalışmaya göndermektir. Köyde son yıllarda açılan maden iÅŸletmesi de önemli bir ekonomik girdidir. ÇeÅŸmelere köyde ve yaylalarda öteden beri çok önem verilmektedir. ÇeÅŸme yapmak kutsal sayılıp , hayır iÅŸlemek isteyen insanlar çoÄŸunlukla çeÅŸme inÅŸa etmiÅŸler veya yol kenarına su getirip oluk yapmışlardır. Birde her çeÅŸmenin önünde kürün denilen bazen aÄŸaçtan bazen de taÅŸtan oyulan bir yalak bulunmaktaydı. Bu kürün hayvanların su içmesi amaçlıydı. Gerek hayvancılığın azalması gerekse evlere su gelmesinden dolayı artık günümüzde çeÅŸmelere bu önem verilmemektedir. Yinede köyde su kaynakları boldur. Muhtelif zamanlarda 5 deÄŸirmene kadar sahip olan köyde 1970 yıllara  kadar deÄŸirmenlerin çok önemli bir ekonomik iÅŸlevi olmuÅŸtur. Bu dönemde deÄŸirmenler köyün ortak malı olarak iÅŸlevini sürdürmüşlerdir. Mısır tarımının azalmasıyla birlikte bu sayı giderek azalmış olup ÅŸu an 2 tane kalmıştır ve halen geriye kalanlar da düzenli olarak çalışmamaktadırlar. Bunların da bakımı oldukça zorlaÅŸmış olup gelecekteki akıbetleri bilinmemektedir. Dini inanç olarak köy kurulduÄŸundan bu yana Müslüman'dır. Her ne kadar orta mahallede kilise yanı diye bir yer adı bulunsa da, Hıristiyanlığa ait herhangi bir bilgi, emare ve ritüel yoktur. Köy kuruluÅŸundan 1830'lara kadar Alevi İslam inancına sahiptir. 1830'lardan 1900'lere kadar geçiÅŸ dönemi olup, bu tarihten sonra Sünni (Hanefi) İslam anlayışına sahiptir. İnança dayalı yaÅŸam biçiminde ise, Horasan ve Anadolu Türkmen kültürünün bire bir aynısı köyde halen yaÅŸanmaktadır. Buna birtakım Åžaman izlerini ve İran etkisini de dahil edebilirsiniz.   Köyün 3 adet camisi vardır. Bunlar: Cami Mahallesi, Derindere ve Orta Mahalle'dedirler. Bunlardan en eskisi Cami Mahallesi'ndekidir. Yapım tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte muhtemelen 19 yy'ın ortalarıdır. İkinci yapılan Derindere camisidir. Yapım tarihi yaklaşık olarak 1900 yıllarıdır ancak daha sonra iki kez yer deÄŸiÅŸtirmiÅŸtir. Orta mahalledeki cami ise 2000 li yıllarda yapılmıştır. Mezarlık olarak halen 3 adet alan bulunmaktadır. Bunlar Derindere (Mürtezegil yanı), Kabaklı Kıranı (kara ali kıranı) ve ÅŸadı güneyindedir. Köyde iklim genel olarak karadeniz ılıman iklimi olup yılın büyük bölümü yağışlıdır. Kuraklık çok az görülür ama kuraklık olduÄŸunda da ılıman iklime uyumlu olan tarıma büyük zarar verir. Köyün akarsuları:Â
 Müzik olarak halk müziği ile Karadeniz müziğinin sentezi rağbet görür. Bağlama hep rağbet görmüştür: Davul zurna yakın zamanda yerini tamamen kemençeye bırakmıştır. Kemençe ağırlıklı olarak düğün ve eğlence amaçlı çalınır fakat az da olsa uzun havaları da kapsar ve ritm olarak bire bir Görele ekolüdür. Halk müziğinde ise en fazla Kelkit vadisi, Divriği ve Malatya yöreleri nin müzikleri rağbet görür. |
|
HARŞIT'IN ÖNEMİ - 2 |
| Editör | |
|
Bizim STK lar |
| Abdullah Öner MERAL | |
|
Önemsenme Üzerine |
| Mustafa GÜVENDİ | |
|
KÖY MÜ? MEMLEKET Mİ? |
| Sinan GÜVENDİ | |
|
Görülmesi Gerekenler |
| Yakup PİR | |
|
Yürümek |
| Ender ELKAYA | |
|
Yozlaş(tırıl)an Değerlerimiz... |
| Adil GÜVENDİ | |
|
Kültürümüz, Tarihimiz ve Biz… |
| Ali PİRDAL | |
|
Karadeniz Kadınları |
| Emine GÜVENDİ TEKİN | |
| TÜM YAZARLAR | |
| EDITÖRÜN SEÇTIKLERI |
| » DoÄŸankent’e Yeni Katma DeÄŸer |
| » Oy Cemo Vay Cemo... |
| » Bakandan DoÄŸankent'e Okul Sözü |
| » MYO nun Temelleri atıldı |
| » Referanduma Evet Orgi'ye Evet mi? |






![]() | Bu gün | 121 |
![]() | Dün | 150 |
![]() | Bu hafta | 1133 |
![]() | Bu Ay | 704 |
![]() | Hepsi | 24444 |