GİRESUN / DOĞANKENT / ŞADIKÖYÜ

»Görüş , Düşünce ve EleÅŸtirilerinizi İletiÅŸim bölümünden bizlere ulaÅŸtırabilirsiniz...    »Sinan Güvendi'nin "TaÅŸlama" adlı ÅŸiiri, Şiir Köşesine eklendi...    »ANKET'İMİZE KATILARAK DOÄžANKENT'İN ÖNCELİKLİ SORUNLARINI BELİRLEYEBİLİRSİNİZ.    
Nüfus Yapısı ve Göç
Okunma Sayısı: 2348

Hazırlayan: Sinan GÜVENDİ

Çatalağaç köyü tarihçe bölümünde de açıklandığı üzere çok eski ve tarihi bir köydür. Dışarıya verdiği göçü başlangıçtan bu yana düşünürsek, karşımıza tasavvur edemeyeceğimiz bir nüfus çıkar. Bunu köydeki eski yerleşim yerlerinden , 19 yüzyıldaki aile isimlerinden (ki bu ailelerin bile şuanda yalnızca %15 veya 20 si köyde mukimdir) ve bilinen göçlerden rahatlıkla görebiliyoruz.

Türkler Anadolu da uzun süre göçebe yaşadı. Kuşkusuz çatalağaç’lılar da bu geleneğe uydular. Tarihçi Hamza Aksüt'e göre; Diyarbakır Bismil'de, Urfa Akçakale'de Güvenç Obası'nın yerleşimleri (kışlakları) oldu. Ayrıca yine bu bölgelerde Bekdeş Obası'yla iç içe yaşadılar. Boz Ulus'un Anadolu'da ilk yerleşimine bakarsak yine karşımıza Diyarbakır bölgesi çıkar. 

Yaylalarda ilk yerleşim başladıktan sonra, nüfusun çoğalmasına paralel olarak düzenli bir şekilde gerek kuzeye(sahil) istikametine doğru gerekse batıya doğru hem sahilden hem de Kelkit Vadisi boyunca göç devam etmiştir. Bugün Kelkit Vadisi boyunca (Koyulhisar, Reşadiye, Niksar, Tokat, Çorum) her yerde bizim yöremizden giden insanlara rastlamak mümkündür. Aslında burada Şadı'yı düşünürken Kaynaş, Doymuş, Törnük ve Taşlıca köyleriyle birlikte düşünmek lazım yani eski Kürtün olarak.

18 yüzyıl sonrasına bakarsak; büyüklerimiz Ören'de yaşayan ailelerin fazlaca çalıp oynadıklarını, yine bir sis sonrası Ortaköy'de mısırların insan boyuna çıktığını gördüklerini, ve bunlar henüz ekim yapmadığından vs. vs. (mitolojik bir hikaye ile) bir sabah kalkıp göç ettiklerini söylerler. Göç nedenleri farklı olsa da, göç olgusu doğrudur. Hatta Kösederesinde bir aileden 7 adet beşikli gelin in birlikte gittiği hikaye olarak anlatılır. Birinci dünya savaşında (muhacirlikte) gidenler herkes tarafından bilinmektedir. Göç yolu ağırlıklı olarak Ordu güzergahından, Niksa, Tokat, Samsun ve Batı Karadeniz yönüdür.

Tepealan yaylasında geçen ZEDEF hikayesinin aynısı Ordu’nun Ulubey ilçesindeki harami köyünde anlatılır. Asarkaya'nında aynısı oradadır. İkinci örnek Gürgentepe ilçesidir ve oradan Niksar'a gidenler. Niksar Almus arasında bulunan 10 adet köye yörede Kürtün’lü diye hitap edilmektedir. Bu köyler; (tesbit edebildiğimiz kadarıyla) Ataköy (kızıldere), Yeşilçam, Güzelyayla, Geyikgölü, Pelitli, Ayvalı, Sağırlar, Babaköy ve Kızılelma'dır. Yine bu köylerdeki aile isimlerine baktığımızda; Tomioğlu (Domaoğlu), Sağıroğlu, Kürdoğlu, Yetimoğlu, Höbeloğlu, Piroğlu, Ekizoğlu gibi isimler ilk karşımıza çıkanlardır. Bu köylerin hepsi Harşıt Vadisi'nden gittiğini bilmekte ancak sorduğumuz kişiler köy ismi verememektedirler.

Şiran'ın Kırıntı köylüleri atalarının Kavraz'dan gittiğini söylemektedirler. 1515 yılındaki tahrir defterlerinde geçen ALAHNAS nahiyesinin nerede olduğunu bugün bilemiyoruz , ancak şimdiki Kavraz olma olasılığı çok yüksektir. Çünkü Alahnas'a ait bilinen köyler bu gün Tirebolu ve Güce'nin güney kısımlarındadır yani Kavraz'ın kuzeyindedir. Bilinmeyen köyler ise bu günkü Kavraz çevresindeki obalar olsa gerek. Bu konuda değerli dostum , Tarih Öğretmeni Sayın Ahmet ÜNLÜ'nün daha kapsamlı incelemeleri vardır.

Kırıntı köylülerinin anlatımına göre: 1745 yılında Kavraz'da bir isyan çıkar, isyan bastırıldıktan sonra, insanlar yakalanmamak için birtakım yerlere kaçarlar. Kırıntılıların dedeleri de Kavraz'dan doğu yönüne gidip Şiran'da bugünkü Kırıntı Köyü'nü ormandan açarak yerleşirler ve adına da Kırıntı derler. Bu konuda detaylı araştırma yapmadık ama ilk bakışta aile isimlerinin aynı olduğunu görüyoruz.

Kırıntıdaki bazı aile isimlerinden:

  • ÅžahvelioÄŸulları
  • Mola bekdeÅŸgil
  • Çakırgil 
  • Ayvazgil
  • KarabektaÅŸoÄŸulları
  • Kürtgiller
  • PirdaloÄŸulları
  • BaloÄŸulları
  • Köse gil 
  • Molla ali gil

başta olmak üzere, birçok aile ismi şuan Çatalağaçta ve çevresinde kullanılmakta olup, birçoğunun da adında yer ismi mevcuttur. Detaylı bir araştırmaya girilirse; orta ve batı Karadeniz'deki bir çok yörede Çatalağaç'tan veya komşu köylerden giden ailelere rastlamak mümkündür. 

20 yüzyıla kadar mütemadiyen göç veren Çatalağaç asıl nüfus kaybını I. Dünya Savaşı'nda vermiştir. Öyle ki savaş öncesi 1500 olan köy nüfusu savaş sonrası 100'e düşmüştür. Kuşkusuz bu 100 kişinin de büyük bölümü kadınlar ve çocuklar idi. Sanırım bu noktada Türkiye Cumhuriyetinin bedelinin ne kadar ağır olduğunu bir kez daha hatırlamamız gerekiyor.

Cumhuriyet ile birlikte köyde yaşamı tekrar başlatan Çatalağaçlılar, Kürtün çevresinden bazı ailelerin de köye yerleşmesiyle birlikte tedrici olarak 1970'li yıllara kadar nüfus olarak çoğalsalar da, eski nüfus yapılarına, ekonomik yapılarına, kısacası eski ŞANLI ŞADI düzeyine ulaşamamışlardır. Diğer yandan sanayiye paralel olarak başlayan şehirleşme Çatalağaç Köyü'nü de etkilemiş ve bu tarihten sonra yine bir göç dalgası (başta İstanbul) başlamıştır. Tedrici olarak devam eden bu yeni göç dalgası köyün üretim biçimini tamamen değiştirmiş ve varolma nedenini nerede ise ortadan kaldırmıştır. Bu gün yalnızca fındık tarımı yapılmakta olup, bu da ekonomik olarak nüfusu korumak için yeterli olamamaktadır. 

Gerek nüfusun çoğalmasıyla, gerekse diğer nedenlerden dolayı kuruluşundan bu yana mütemadiyen devam eden göç olgusu Çatalağaç'taki nüfus dalgalanmasının başlıca etkeni olmuştur. Günümüz koşullarında mevcut mahallelerin yerleşime uygun olmaması ise yakın gelecekte nüfusun azalmaya devam edeceğini göstermektedir. 19 yızyılda mahalleler birbirine uzak olsa da, kalabalık ailelere ve yüksek nüfus oranına sahipti. Fakat bugün az sayıdaki nüfusun 5 mahalleye (fiili) dağılmış olması mahalleleri mezra düzeyine indirmiştir.

Toprağa ve hayvancılığa paralel olarak 1970 yıllarına kadar ortalama 5 yada 6 çocuk yapan aileler bu tarihten sonra başlayan düşüşle birlikte bu gün ortalama 2 çocukla yetinmektedirler.

Sonuç olarak Çatalağaç Köyü Çepnilerin ilk kurduğu yerleşimlerden biridir. Bir köktür. Bizim bildiğimiz en az 800 yıldır batı istikametinde göç vermektedir. Başta Ordu, Samsun, Tokat, Çorum, Zonguldak, İzmit, Bolu, Bursa, Sakarya, Balıkesir ve hatta Trakya olmak üzere birçok yerde Çatalağaçlıların bildik ya da bilmedik birçok akrabası vardır. 

Aşağıdaki tabloda Tüik verilerine göre Çatalagaç Köyü'nün 1965-2009 yılları arasındaki nüfus dağılımı gösterilmiştir.

 

ANKET

Sizce Doğankent’in ekonomik önceliği nedir?
 
       EDITÖRÜN SEÇTIKLERI
» DoÄŸankent’e Yeni Katma DeÄŸer
» Oy Cemo Vay Cemo...
» Bakandan DoÄŸankent'e Okul Sözü
» MYO nun Temelleri atıldı
» Referanduma Evet Orgi'ye Evet mi?

Üyeliğiniz

Toplam Ziyaretçi Sayısı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBu gün128
mod_vvisit_counterDün150
mod_vvisit_counterBu hafta1140
mod_vvisit_counterBu Ay711
mod_vvisit_counterHepsi24451

Online Ziyaretçi

Åžu anda 5 ziyaretçi Ã§evrimiçi

KÖY GALERİMİZ

ANI - HİKAYE - ÖYKÜ

Tuğrul Güvendi

Anasayfa Nüfus Yapısı ve Göç