Köyümüzün eski ismi olan Şadı ismini tekrar almasını ister misiniz?

  • 45.6%
  • 41.5%
  • 8.8%
  • 2.6%
  • 1.6%
Please wait...

0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi
Hepsini Gör
Yeni Taassub ve Faşizm

Mahalle baskısı tartışması devam ediyor. Belli ki, Binnaz Toprak ve arkadaşlarının son araştırması duyarlı bir sinire dokunmuş.

Dünkü yazımda, günümüzde özellikle taşrada yaşanan dinsel hoşgörüsüzlük ve ötekileştirme olaylarının ‘taassubun yeniden örgütlenmesi’nin örnekleri olarak görülebileceğini belirtmiştim.

Bu kavramı biraz daha açayım, çünkü Türkiye’nin şu dönemde nereden geçtiğinin anlaşılması açısından önem taşıyor.

Tartışmaya katılan hemen herkesin de belirttiği gibi, taşrada mahalle baskısı geçmişte de vardı. Eskiden de mahalleye uymayanlara yönelik müdahalelere, sıkıştırmalara, hatta şiddet olaylarına rastlanıyordu.

Ancak, günümüzdeki mahalle baskısı bundan farklı. Özellikle bu farklılık üzerinde durulması gerekiyor.

12 Eylül’e kadar Anadolu taşrasında genellikle bir çeşit ‘folk İslamı’ egemendi.

Orta Asya’dan izler taşıyan, Anadolu’da yaşamış tüm inançlardan bir şeyler kapmış, sistematik olmayan bir dinsel alaşım. İslam’ın temel kurallarının yanı sıra, evliyalar, nazarlıklar, uğurlar, şeyhler, muskalar, karınca duaları da içeren bir günlük yaşam rehberi...

Bu dönemde mahalle baskısı da bu ‘folk İslamı’nın bir uzantısıydı. Örgütlü değildi ve yaptırımını daha çok mahalle kabadayılarının spontane tehdit ve eylemlerinde bulurdu.

Değişen koşullarda bunun yerini siyasal İslam, en azından siyasallaştırılmış İslam, aldı... Bu, daha sistematik ve örgütlü bir şey. Cemaat, dernek ya da parti şeklinde yapılanmış. Örgütlülüğün yanına bir de iktidarda olmak faktörü katılınca, farklı olmanın yaptırımı ağırlaşıyor. Mahalle kabadayısının spontane dayağının yerini, belediye zabıtasının ısrarlı takibi ve sonunda camı çerçeveyi indirip sopa kullanması giriyor.

‘Suçu’ mahallede bira satmak olan bakkal artık baskı yapanları belediyeye ya da polise şikâyet edemeyecektir.

İşte ‘İslamo-faşizm’ dedikleri şey buralardan başlıyor.

‘Öteki’ olarak nereye gideceksiniz? Kimi kime şikâyet edeceksiniz? Mahallede çoğunluk onlarda, çarşı onların cemaatinden, belediye onların elinde, polis onları kolluyor, yerel gazete belediyeden ilan alabilmek için sesini çıkartmıyor, ulusal basın kendi derdine düşmüş, kafasını çevirip bakmıyor...

İnsana teslim olmaktan ya da kaçıp gitmekten başka seçenek bırakmayan bir boğuntu havası...

Bütün Anadolu’nun böyle oldğunu iddia edecek değilim ama böyle yerler olduğunu biliyorum. Toprak ve arkadaşlarını araştırması onların sanılandan daha çok olduğunu gösteriyor.

Ciddi bir uyarı bu. Anlayana.

Haluk ŞAHİN
Radikal, 27.12.2008

Yorumlar
0

Yorum eklemek, siteye girmeyi gerektirir. Siteye giriniz ya da uyemiz olunuz.

busy