| Derindere Tükendi |
| Emine Güvendi Tekin |
|
Derindere'de son üç yıldır ani ölümlerin sayısı gittikçe artıyor. Hele de ani kalp kriziyle birbiri ardına ölenlerin sayısı oldukça şaşırtıcı bir durum. İşte son üç yıldır ani kalp kriziyle hayatını kaybedenlerin bilançosu ;
Yukarıdaki yazdıklarımın içerisinde Mahmutoğlu Durmuş Kandaz'ı biraz daha şanslı görüyorum. Çünkü kendisine kalp hastası teşhisi koyulmuş ve yıllarca tedavi görmüştü, en son olarak da bypass ameliyatı geçirmişti. En azından hayatta kalabilmek için imkanlarının elverdiğince mücedele etti. Diğer hayatını kaybedenler ise kimisi uyudu uyanmadı, kimisi namaz kılarken seccadeye yığıldı kaldı, kimisi dağda odun ederken, kimisi inek otlatırken bir varmış bir yokmuş misali yok oldular gittiler. Hem de kalp hastası olduklarını bilmeden. Teşhisleri onlar öldükten sonra koyuldu. Kalp kriziyle ölenlerin yanında diğerlerini de yazacak olursak;
Son 3 - 3,5 yıldır köyün orta yaşta denecek kadar genç olan büyüklerimizi, çınarlarımızı kaybettik. Asıl söylemek istediğime gelecek olursak; hayatını kaybeden insanlarımızın ölmeden bir veya iki gün önce bir hastalık hikayesi olduğunu duyuyoruz. Mesela; kalp krizinden ölenlerin hemen hemen hepsinin mide bulantısı, mide ağrısı, kollarda uyuşma, yüksek tansiyon, yüksek ateş gibi şikayetlerinin olduğunu yakınlarının ağzından duymuştum. Kimse bunun kriz belirtisi olduğunu bilmiyordu. Burada üzerine basarak söylemek istediğim yetkili birimlerin köy halkına ilkyardım bilgisi ve çok bilinen hastalıkların belirtilerini ve nasıl korunacaklarını öğretilmesi gerektiğine inanıyorum. Örneğin; kışın kuş gribinden, yazın keneden nasıl korunulur, belirtileri nelerdir ? Kanserden, kalp ve damar hastalıklarından nasıl korunuruz hangi yiyecekleri tüketerek bunları daha aza indirgeyebiliriz? Bunların öğretilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Örneğin; babasının cenazesine yetişmek için köye giderken kaza geçiren Ali Pirdal'ın bel kemiğinin kırıldığını hepimiz duymuştuk. Peki orda kardeşimiz Ali'yi sıkıştığı yerden kurtarmak için çaba sarfederken, onun sağlığıyla nasıl bilinçsizce oynadıklarının farkına vardılar mı? Yapılan en ufak bir yanlışın, onun geri kalan ömrünü yatağa mahkum olarak yaşamasına sebep olabilirdi. Yine de Allah korudu ve sevdiklerine bağışladı diyelim. Sağlığımızı hafife almayalım!!!! Başımız ağrısa bile doktora gidip altında nelerin yattığını öğrenelim ve bilinçli hareket edelim. Bu sağlık sorununu maden sorunundan da, fındık fiyatından da önemli görüyorum. Lakin sağlığım olmadıktan sonra fındık fiyatı 10 lira olmuş neye yarar. Hep televizyonlarda, gazetelerde bazı illerin valilikleri sağlık kampanyası başlatıp, ilçelerde ve özellikle köylerde halkı sağlık taramasından geçirdiğini ve bilinçlendirdiklerini duyuyoruz ve okuyoruz. Bu neden yaygınlaştırılmıyor? Örneğin; İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2004 yılından bu yana her yıl 360 bin kadına ve 0-6 yaş grubu çocuğa ücretsiz kadın ve aile sağlığı hizmetleri sunmaya devam ediyor. Bu neden Türkiye geneline, özellikle de taşraların geneline yaygınlaştırılmıyor? Derindere bitti, Derindere tükendi. Ölenler göçüp gittiler. Geride gözü yaşlı eşler, çocuklar, sönen ocaklar, kapanan kapılar, tamamlanmayan işler bıraktılar. Ve şimdi kimler geldi kimler geçti demekten başka birşey yapamıyoruz. Hepinize sağlıklı ve mutlu yıllar diliyorum. |
